Her birimiz hiç şüphesiz sevmek, sevilmek isteriz. Gerçek Sevgi yi arar dururuz. Onu kendimizden uzak sanarak,ancak birileri bizi sevdiğinde, onayladığında, kabul ettiğinde sevildiğimizi zannederiz. Hele bazen sırf sevgi alabilmek için, kendimizden farklı biri gibi davranır, insanların onaylayacağı, ancak o şekilde davranırsak sevileceğimizi düşündüğümüz rollere bürünürüz. Hayatımızın kontrolünü yani kısaca direksiyonu başkalarına bırakırız .Bu, anne,babamız da olabilir,eşimiz,sevgilimiz de,arkadaşlarımız,patronumuz,çocuğumuz da .. Kısacası etkileşim halinde olduğumuz herkes olabilir. Eğer onlardan sevgi, kabul göremezsek, kendimizi yalnız, çaresiz, aciz hissederiz. Daha doğrusu öyle hissetmeye zorlarız.. Çünkü aslında bu koca bir yalan  !Ama zihin bu oyunu öyle güzel oynar ki,bizlerde inanır,istediğimiz sevgiyi,aşkı göremeyince karşımızdakinden,gelsin depresyon,gelsin anti-deprasan ilaçlar…

En çok kullandığımız cümleler “ ben onun için her şeyi yaptım,ama yetemedim ” . Peki o ya da onlar için her şeyi yapmak ne demek ? Bunu gerçek anlamda düşünüyor muyuz? Neden her şeyi yapmak zorundayız başkaları için, hatta bazen istemediğimiz,bizim kişiliğimize uymayan davranışları bile sergiliyoruz,sevgi için.. Pekiyi niye ? Acaba kendimizi sevmediğimiz için olabilir mi?

Kesinlikle EVET ! Sevgi,bizim hammaddemiz, yapıtaşımız. Yüce Yaratıcı,bizi kendi sevgisinden var etti.Ve tek bir şey istedi bizden: KENDİN OL,KENDİNİ SEV.ÇÜNKÜ BEN HER BİRİNİZİ KOŞULSUZCA SEVİYORUM.. Biz ,bize verilen bu değerin farkında olmayarak,başka insanlardan sevgi dileniyoruz. Çünkü sevgiyi elde edilmesi gereken,yani aslında bizde olmayan bir şey zannediyoruz. .Oysa ki tüm hücrelerimiz sevgiyle titreşiyor ve her gün her saniye bize bunu hissettirmek için çabalıyorlar. .Ama kendimizden öylesine uzak yaşıyoruz,kendimizi her yaptığımız hata için öyle yargılıyoruz ki,sonunda sevgiye layık olmadığımıza inandırıyoruz kendimizi,ve sevmiyoruz,hatta nefret ediyoruz kendimizden.. Ancak başkaları bizi severse,bir nebze olsa ilaç olur diye düşünüyoruz bu dermansız gözüken derde.. Oysa derman içimizde. Tam kalbimizde,ruhumuzda,her hücremizde.Derman Yaradanın yüce sevgisinde,kendimizi koşulsuz sevmemizde..

Kendini sevmemek,tüm mutsuzlukların tek gerçek sebebi. Bütün öfkelerin,kırgınlıkların,kızgınlıkların,tüm olumsuz duyguların altında sevgisizlik yatıyor. Ve şunu da atlıyoruz:Kendini gerçek anlamda sevmeyen,başkasını da sevemez. Sevdiğini zanneder. Aslında o, sevgi değil,bağımlılıktır.Hayatta kalmak için tutunduğumuz bir daldır.Koskaca ağaç bizim içimizdeyken,bir dal için kendimizden ödün vermek ne büyük aptallıktır!

Ama artık uyanma vakti geldi. Artık kendimizi sevme zamanı.. Koşulsuzca,tüm hatalarımız,yanlışlarımız,doğrularımızla.Nasılsak öyle…Çünkü aslında her halimizle tam ve mükemmeliz… Hata sanılan her şey bir deneyim sadece,öğrenmek için yaşadığımız deneyimler.Gelişmek,tekamül edebilmek için.O yüzden dostlar,sevin kendinizi,zaman ayırın,hakkettiği değeri,ilgiyi gösterin ruhunuza,bedeninize.. Siz kendinizi hak ettiğiniz kadar sevgiyle kucaklarsanız,emin olun çocuğunuzu da,eşinizi,sevgilinizi de,ailenizi,dostlarınızı da,çiçeği,böceği,hayvanı da,kısacası her şeyi ve en önemlisi Yaradanı da gerçekten seversiniz..Ve gerçekten sevilirsiniz.Koşulsuzca…

 

ANIL ŞEHİRLİOĞLU

Kuantum Düşünce Tekniği Eğitmeni

2014 © Copyright - Mr.tosbaa